3d yazıcı ile giysi üretimi

İsrailli bir tasarımcı 3d yazıcı ile hazırlamış olduğu kıyafetler ile defile düzenlemiş. 3d yazıcı ile üretilen kıyafetler gayet dayanıklı ve esnek.

Şu aşamada 2 sorun mevcut. Birincisi işlemin pahalılığı, ikincisi ile kıyafet parçalarının A4 kağıdı ebatında çıkması ve bunların yapıştırıcı ile birleştirilmesi gerekliliği.

3d yazıcılar yaygınlaştıkça ve yazıcı üreten şirketler deneyim edindikçe fiyatlar düşecektir. Benzer şekilde yakın bir zamanda A4 ebatından daha büyük ve hatta giysiyi eksiksiz çıkartabilen yazıcıların üretilebileceğini öngörebiliriz.

Çok uzak olmayan bir tarihte katalogdan kıyafeti beğeneceğiz. Renk, yaka, desen ve kalıp gibi özelliklerini istediğimiz şekilde belirleyeceğiz.  Üzerimizde nasıl durduğunu görmek için seçtiğimiz kıyafeti sanki üzerimizdeymişçesine ekrana aktaran teknolojiler aracılığı ile ayna karşısında kıyafet dener gibi deneyip bize yakıştığından emin olacağız. Sonra 5-10dk içerisinde kıyafetimiz hazırlanıp bize teslim edilecek.

Böylece biz tüketiciler tam olarak istediğimiz ürüne sahip olacağız. Üstelik daha az kaynak tüketerek ve çok daha ucuza.

Çok uzun bir süre önce pamuk ve yün gibi doğal elyafların labaratuvar ortamında muadilleri elde edilmiş durumda ve hali hazırda kullanılmakta. Ben pamuk, yün veya ipek gibi doğal elyaf severim diyen tüketiciler için bu seçenekler de sunulacaktır.

Reklamlar

Sprey Giysi

Londra’da sunulan sprey ile oluşturulan kıyafet vücut üzerinde dikişsiz bir t-shirt oluşturuyor. İcatı yapan kişi İspanyol modacı Manel Torres. Geliştirme çalışmalarını ise Imperyal Collage London ile birlikte yürütmüş.

Sprey Tshirt

Sprey çok küçük lifler ve bir solventten oluşuyor. Vücuda sıkıldıktan sonra kuruyor ve elyaflar polimerler ile bir bağ oluşturarak dokusuz bir kumaş oluşturuyor. Şu ana kadar yün, keten ve akrilik elyaf ile denemeler yapılmış.

Manel Torres kimya mühendisi olan Paul Luckham ile ortak olarak Fabrican Ltd. adlı bir şirket kurmuş ve ürünlerin pazarlamasını bu şirket üzerinden gerçekleştirecekler. Bu icatlarını başta tıp olmak üzere başka alanlarda da kullanmak istiyorlar. Örneğin yanık yaralarında sprey ile uygulanacak bandaj hastaya hem daha az acı verecek hemde daha steril olacak. Solventin içerisine katılacak ilaçlar ile yara bölgelerine aynı anda ilaç uygulanırken bandaj da yapılmış olacak.  Diğer bir örnek ise otomobillerde döşemelik kumaş uygulaması. Çok daha hızlı ve az maliyetli şekilde yapılabilecek.

Sprey Elyaf Uygulaması

Manel Torres icadını anlatıyor:

Zara ve Kurucusunun Hikayesi

Günümüzde dünyanın en zenginleri listesinde Bill Gates ve Carlos Slim’in ardından, dünyanın en büyük hazırgiyim perakende zinciri olan Zara’nın kurucusu Amancio Ortega gelmekte. Tüm bu ününe karşılık kendisi yaşamını oldukça gizli tutmakta ve basında hiçbir şekilde görünmemektedir.

Amancio Ortega Gaona Amancio Ortega Gaona dünyadaki en zengin üçüncü kişi. 76 yaşındaki Inditex Group’un kurucusu 246.000 nüfuslu La Coruña’da kamuoyundan uzak bir yaşam sürmekte. Inditex Group’un amiral gemisi olan Zara’nın milyonlarca müşterisi kendisine muazzam bir servet kazandırmakla birlikte büyük çoğunluk kendisinin adını hiç duymamış durumda. Basında ve medyada hiç görünmeyerek aslında bunu kendisi sağlamış durumda. Öyleki 1999 yılına kadar kendisinin basılı tek fotoğrafı bile bulunmamaktaydı.

40 yıl önce kurulan grubun bugün 80 ülkede mağazası bulunmakta. Amancio Ortega onyıllardır muhtelif Avrupa markaları tarafından geliştirilmiş olan iş modelini yeniden tanımlayarak o ana kadar yapılmadığı şekilde hızlı bir iş döngüsü modeli uyguladı. Kendisinin iki temel kuralı mevcut.

1. Müşteri neyi istiyorsa onu yap
2. Müşteriye istediği ürünü tüm rakiplerden daha hızlı şekilde ulaştır.

Bu iki temel kural şirketi bir ikon haline getirdi. Şu anda hız odaklı bu iş modeli ile yalnızca çok az sayıda şirket rekabet edebilmekte ve Zara neredeyse kendi kendisi ile rekabet eder konumda.

Zaman zaman Zara’nın bu ünü farklı şirketlere de farklı şekillerde yansıyabilmekte. Örneğin Esprit markasının hisse değeri geçtiğimiz Ağustos ayında bir günde %28 arttı. Bunun sebebi ise kendilerinin Zara’nın lojistik ve operasyon müdürünü transfer ettiklerini açıklaması idi.

Bugünlerde İspanya resesyondan ve olumsuz ekonomik koşullardan çokça çekmekte. İşsizlik oranları %24’lere ulaşmış durumda. Fakat Inditex grubu sanki ayrı bir dünyada yaşıyormuşçasına bu krizi neredeyse hiç hissetmiyor.

Geçtiğimiz Aralık ayında Inditex Group’un CEO’su Pablo Isla 2012 yılının ilk üç çeyreği için %17’lik büyüme oranını yakaladıklarını belirtti. 9 aylık ciro 14,6 milyar dolar, net kar ise 2,71milyar dolar olarak gerçekleşti. Bununda ötesinde şirket büyümesinin yavaşlamakta olduğuna dair de hiçbir olumsuz sinyal yok.

2011 yılında Inditex 835.000 kıyafet üretti. Hergün yeni bir Zara mağazası daha açılmakta. 6000. Mağazalarını Londra’da Oxford Street’te açtılar. ABD’de 46, Çin’de 347 ve İspanya’da 1.938 mağazaları bulunmakta.

Şu anda Amancio Ortega şirketin %59 hissesine sahip. Geçtiğimiz yılın Temmuz ayında kişisel serveti ile Warren Buffett’in yerini alarak Carlos Slim Helu ve Bill Gates’in ardından dünya sıralamasında üçüncülüğe yükseldi. Münzevi ve gizemli İspanyol şimdilerde 56 milyar dolar servetin sahibi.

Bu servetin büyüklüğünden daha şaşırtıcı olan ise servet sahibinin yaşam tarzı ve değerleri.

Kendisi 4 kardeşin en küçüğü olarak, kuzey İspanya’da 60 kişilik küçük bir köy olan Bustango de Arbas’ta 1936 yılında doğdu. İspanyol iç savaşının kıvılcımlarının yeni yeni ortaya çıktığı bir dönemdi.

evBabası bir demiryolu işçisi annesi ise hizmetçiydi. Kendisi çok küçük yaştayken ailesi La Coruña’ya taşındı. Demiryolu işçilerinin kaldığı yan yana dizili küçük evlerden bir tanesine yerleştiler. Kendisi de bir süre sonra demiryolunda çalışmaya başladı.

Birgün annesi ile birlikte okuldan çıkmış evlerine dönerken bir mağazaya uğradılar. Annesi mağazanın kendisine kredi açması için (veresiye yazması için) ricacı oldu fakat aldığı cevap olumsuzdu. Bunu duyan Amancio Ortega kendisini çok aşağılanmış hissetti ve bir daha asla okula gitmemeye karar verdi.

galaDelikanlılık çağına geldiğinde bugün hala La Coruña kent merkezinde bulunan Gala isimli bir gömlek üreticisinde çalışmaya başladı.

Bugün mağaza halen eski yerinde ve hizmet vermekte. İşin çelişkili yanı bugün o mağaza halen aynı ürünleri satarken ve büyüyememişken yanlarında çalışan kişi bir dünya devi yaratmış durumda. Bugün o mağazanın sahibi olan José Martínez (76) mağazayı babasından devralmış. 14 yaşındayken Amancio Ortega ile arkadaş olmuşlar. Öğleden sonraları gömlekleri katlıyor ve kent merkezinde bisikletleri ile geziyorlarmış. Mağazanın bugünkü sahibi kendisinin Amancio Ortega ile kıyaslanmasından keyif almıyor ve hatta mağazasına müşterilerin bugünlerde bir şey almaktan ziyade Amancio Ortega’nın daha önce çalıştığı yeri görmek için geldiklerini belirtiyor.

16 yaşındayken Ortega paranın ancak müşterilere istediklerini süratle vererek kazanılabileceği kararına varıyor. Önce ürün stoğu yapıp akabinde satmasını ummanın ise işe yaramadığını düşünüyor. Bunu yapabilmek için ise önce insanların ne istediğini anlamalı sonrasında işe başlamalı. Tedarik zincirini kontrolü altında tutmalı. Ortega’nın tüm bunları sağlayabilmesi için ideal bir ortamı vardı: Galicia.

Galicia’da çok az iş imkanı olması nedeni ile yetişkin erkeklerin çoğu denizcilik işinde çalışıyordu. Eşleri ise evde kocalarının dönmesini bekliyordu. Bu bayanlar çok az para için çalışmaya razı durumdaydılar ve dikiş dikmekten iyi anlıyorlardı.

Ortega binlerce bayanı dikim kooperatiflerinde organize etmeye başladı. İlk şirketi olan GOA’da kapitone kumaştan yapılma bornozlara olan talebin çok olacağını öngördü.

İlk şirketinde çalışmış olan bayanlardan Mercedes López şirket adına çalışmaya başladığında 14 yaşındaymış. Çoğu bayanın şirkette işe alınmaya can attığını hatırlıyor. Çalışma koşullarının iyi olduğunu ve Ortega’nın çalışanlara çok yakın davrandığını da hatırlıyor bugün 52 yaşında olan Lopez. Bu aile şirketinde Ortega tasarım kısmı ile ilgilenirken erkek kardeşi Antonio işin ticari tarafı ile kız kardeşi Josefa ise muhasebe kayıtları ile ilgilenmiş.

Yeteri kadar nakit para elde edince ilk mağazasını 1975 yılında, gençlik çağında çalıştığı Gala mağazasının iki blok ötesinde açmış.

Aslında mağazaya vermek istediği isim olan “Zorba” adı daha önce tescillendiğinden “Zara” adını kullanmaya karar vermiş.

Başlangıçta da günümüzde de hıza önem vermiş. Zara mağazaları stoklarını haftada iki kez yenilemekte. Siparişleri ise 48 saatte teslim almakta. Ortega 48 saat kuralını 1970’lerde hayata geçirmiş ve buda kendisini ilk mağazasını La Coruña’da açmak durumunda bırakmış çünkü Barcelona’da ki tekstil firmalarında buraya nakliye daha kolay ve düzenli servis veren lojistik firmaları mevcutmuş.

Ortega’nın şirketlerini büyüterek holding seviyesine ulaşması yani Inditex’i kurması 10 yılını almış. İlk uluslar arası mağazasını ise işçiliğin İspanya’dan daha ucuz olduğu Portekiz’de açmış. Bu avantajı ile de büyüme için ilk hedef Portekiz olmuş. New York ve Paris gibi işçiliğin daha pahalı olduğu lokasyonlar da ise ancak 1980’lerin sonunda mağaza açmaya başlamış.

1990’larda Zara tüm Avrupa’ya yayılırken üretimin büyük kısmı ana merkeze yakın tutuldu. Inditex köklerini üretimden almakta ve bunu da asla unutmamakta.

Inditex genel merkezinin bir parçası ileri teknoloji ürünü makinelere benzerken bir parçası ise eski moda ticareti kuruluşlara benzemekte. Tüm organizasyon Ortega’nın 2 prensibi çerçevesinde şekillenmiş durumda. Binanın iç tasarımı parlak, beyaz minimalist tarzda devasa bir Zara mağazasına benzemekte. Aşağıya inen iki arterin arasında, geniş bir alanda yüzlece tasarımcı ve satış analisti bölgelere göre gruplandırılmış şekilde karşılıklı olarak çılgınca bir hızda çalışmakta. Tasarımcılar her gün 3 ürün tasarlamak zorunda. Pastal hazırlayanlar ise her birinden birer numune kesmekle mükellef. Karşılarında bulunan ticari satış sorumluları ise mağazalardan gelen satış rakamlarından ve geri bildirimlerden hareketle müşteri zevklerini anlamaya, neyin sattığını tespit etmeye çalışıyorlar. İlhamı sokaklardan, kulüplerden, bar ve restoranlardan almaktalar. Tüm personel tıpkı Ortega’nın on yıllardır yaptığı gibi insanların ne giydiğini izleme konusunda düzenli olarak eğitilmekte.

Zara tasarım katının bir kenarında Zara.com’u yöneten küçük bir ekip bulunmakta. Burada ekranlardan Shanghai, Tokyo ve New York ofislerine online görüntülü bağlantılar bulunmakta. Bağlantı kurulan ofislerin görevi sokak modasını izlemek. Ülkeden ülkeye ve şehirden şehre zevkler değiştiğinden böyle bir uygulamaya gidilmiş. Örneğin Tokyo’nun Ginza bölgesi Manhattan’ın SoHo bölgesine, Tokyo’nun ticari bölgesine oranla daha çok benzemekte. Bu şekilde yeni tatlar aramak adeta Ortega’nın takıntısı olmuş durumda.

Zara Woman trend departmanı yöneticisi asla defilelere gitmediklerini, internetteki blogları takip ettiklerini, tüketicileri dinlediklerini ve her zaman açık fikirli olduklarını belirtiyor. Bugün iyi olan iki hafta sonra eski moda olabiliyor.

depoBu makineyi çalıştıran temel şeyin lojistik olduğunu da unutmamak gerek. Bir anlamda şirketin özü lojistik. Avrupa, Ortadoku ve ABD’nin büyük kısmı için tedarik süresi 24 saat iken, Asya ve Latin Amerika için bu limit 48 saate çıkmakta.

Ortega şirketin dizginlerini Pablo Isla’ya Temmuz 2011’de teslim etti. Fakat kendisi halen firmanın ilham perisi ve en büyük hissedarı olmaya devam ediyor. Şaşırtıcı şekilde Ortega’nın hayatı boyunca hiç kendi özel ofisi olmamış. Bu alışkanlığı halen de devam etmekte. Dünyanın üçüncü en zengin adamı Zara Woman departmanının açık ofisinin en sonunda bir masada oturmaya devam ediyor. Ortega kumaşlara dokunmayı ve aldığı notları okumayı seven bir yapıya sahip. Bilgisayar kullanmıyor. Şimdilerde yanında çalışan direktörleri de bilgisayarsız çalışmayı sevmeye başlamış. Ortega şaşırtıcı şekilde çalışanları ile renkleri ve trendleri halen çok sık ve yoğun şekilde tartışmayı ve fikir alışverişinde bulunmayı seviyor. Ayrıca çalışanlar istedikleri an fikrini sormak için yanına sormaksızın gidebiliyor. Yani önceden toplantılar organize etmeye gerek yok. Bu özelliklerinden anlaşılacağı üzere şirket hiyerarşinin asgari düzeyde olduğu düz bir yönetim anlayışına sahip. Girişimci ruh taşımaya devam eden ve kendi kendini eleştirebilen bir yapıda.

Ortega’nın ait olduğu kente yakın olmaktaki ısrarı ve alt düzey çalışanlar ile olan sık iletişimi insanın aklına merak uyandırıcı bir soru getiriyor; eğer üst gelir seviyesinde bir aileden gelse ve üst düzey eğitim alsaydı hiyerarşik yapıyı uygulayan ve daha geleneksel bir yönetim anlayışını mı benimserdi? Yakın bir tanıdığının görüşüne göre geçmişte yaşadığı yoksulluk onu şu anda olduğu kişi yaptı.

Şu anda yarı emeklilik döneminde La Coruña’da 5 katlı, denize bakan ve yoğun bir cadde üzerinde konuşlanmış bir evde kalıyor. Evinde görünür çok az koruma tedbiri mevcut. Her sabah tanıdıkları ile işadamları kulübünde kahvaltı yapıyor. Hafta sonları ise kırsalda tavuk ve keçi yetiştirdiği evine çekiliyor.

Ayrıca yılın belirli haftalarını Galicia bölgesinde yürüyüşler yapmaya ayırıyor. Uçmaktan hoşlanmaması nedeni ile hayatı boyunca oldukça az düzeyde seyahat etmiş. Yakın bir arkadaşı ise hayat felsefesini mutlak normallik olarak tanımlıyor.

Ancak bu günlerin İspanya için normal zamanlar olduğu söylenemez. Zara’nın hedef kitlesi olan 20’li yaşlardaki gençler arasında işsizlik oranları ulusal işsizlik oranını ikiye katlayarak %50’ye ulaşmış durumda.

Zara bu genişlemesini ne kadar sürdürebilir? Avrupa’nın ekonomik büyümesindeki yavaşlama nedeni ile Zara yüzünü ABD ve Asya’ya döndü. Bu noktada muhtemelen Ortega’nın kuralları yeni gerçekler ile çatışmaya başlayacak. Yüz binlerce ürünü Glicia’dan tüm bu lokasyonlara dağıtmak belirlenen sürelerde mümkün olamayacak.

Bu nedenle Zara değişebilir fakat şirketi kuran kişi daima derinlerde bir küçük kent kahramanı olarak kalacak. Bir keresinde Manhattan’da bir mağaza açılışında insanların mağaza kapısından içeriye döküldüğünü gördüğünde kendisini ağlamamak için zor tuttuğunu ve akabinde banyoya kapanarak ağladığını yakın bir tanıdığına anlattığı söylenir.

“Ailemin neler düşüneceğini tahmin ediyor musun? Kuzey İspanya’nın küçük bir kentinden başlayıp Amerika’yı keşfeden oğulları ile nasıl gurur duyacaklarını?”