Sprey Giysi

Londra’da sunulan sprey ile oluşturulan kıyafet vücut üzerinde dikişsiz bir t-shirt oluşturuyor. İcatı yapan kişi İspanyol modacı Manel Torres. Geliştirme çalışmalarını ise Imperyal Collage London ile birlikte yürütmüş.

Sprey Tshirt

Sprey çok küçük lifler ve bir solventten oluşuyor. Vücuda sıkıldıktan sonra kuruyor ve elyaflar polimerler ile bir bağ oluşturarak dokusuz bir kumaş oluşturuyor. Şu ana kadar yün, keten ve akrilik elyaf ile denemeler yapılmış.

Manel Torres kimya mühendisi olan Paul Luckham ile ortak olarak Fabrican Ltd. adlı bir şirket kurmuş ve ürünlerin pazarlamasını bu şirket üzerinden gerçekleştirecekler. Bu icatlarını başta tıp olmak üzere başka alanlarda da kullanmak istiyorlar. Örneğin yanık yaralarında sprey ile uygulanacak bandaj hastaya hem daha az acı verecek hemde daha steril olacak. Solventin içerisine katılacak ilaçlar ile yara bölgelerine aynı anda ilaç uygulanırken bandaj da yapılmış olacak.  Diğer bir örnek ise otomobillerde döşemelik kumaş uygulaması. Çok daha hızlı ve az maliyetli şekilde yapılabilecek.

Sprey Elyaf Uygulaması

Manel Torres icadını anlatıyor:

Reklamlar

Elektronik Para

Dünyada kullanılan paranın yalnızca %8’lik kısmının fiziksel olarak mevcut olduğu (kağıda basılı veya metal) kalan kısmının yani %92’lik kısmının ise elektronik para olduğu belirtiliyor. Kredi kartı veya direkt banka kartı kullanarak yaptığınız harcamalarda karşı tarafa ödenen para, internet bankacığı ekranına baktığınızda gördüğünüz veya bankamatik ekranında gördüğünüz rakamlara elektronik para diyoruz.

İşin ilginç kısmı ise fiziksel paradan elektronik işlemler ile pazarın kendisinin para yaratması konusu. Merkez Bankası tarafından basılıp piyasaya sunulan 10.000 TL gibi bir tutar bugün piyasada yaklaşık 100.000TL gibi bir paranın dolaşmasına yol açıyor.

Bankaların kendilerine yatırılan paranın belirli bir oranını güvence olarak elinde tutması zorunluluğu var. Bunun pazardaki adı “zorunlu karşılık oranı”. Bu oranları Merkez Bankası belirliyor. Bugün bu oranlar 3 yıldan uzun vadeli mevduatlar için %5, aylık mevduatlar için ise %11,5  olarak belirlenmiş durumda. Arada diğer vadeler için de farklı oranlar bulunmakla birlikte ortalamada %9 civarında olduğunu kabul edebiliriz.

Bu şu anlama geliyor. Merkez Bankası 10.000TL’yi bastı ve muhtelif kurumlar aracılığı ile bunu piyasaya yaptığı ödemede kullandı. Yani para pazara arzedildi. Teoride ve genel olarak pratikte de bu parayı alan kişi bu parayı güvenlik, mevduat faizi vb. nedenler ile bankaya yatırıyor. Diyelimki 100TL’si hariç kalan kısmını bankaya yatırdı. Buda 9.900TL yapar.

Bankanın bu 9.900TL’nin %9’luk kısmını güvence olarak elinde tutması gerekiyor. Kalan kısmını ise istediği şekilde değerlendirebilir. Yani 891TL’sini elinde tutmak zorunda. Kalan kısmı olan 9.009TL’yi ise tüketici kredisi olarak verdi diyelim.

Bu tüketici kredisini alan kişi gitti ve bu para ile bir ürün satın aldı. 9009TL’yi de ödedi. Ürünü satan kişi de bu parayı gene güvenlik, mevduat faizi vb. gerekçeler ile bankaya yatırdı.

Parayı ilk alan kişinin hesabında elektronik olarak 9.900TL görünüyor. Parayı son alan kişinin hesabında ise gene elektronik para olarak 9.009 TL görünüyor. İkisinin toplamı 18.909 TL yapar. Yani bizim 10.000 TL daha 2. işlemde 18.909 TL oldu.

Süreci devam ettirecek olursak 9.009TL’nin 810TL’si zorunlu karşılık oranı olarak bankada kalıyor, kalan 8.199TL’si ise yeniden pazara kredi olarak sunuluyor sonra tekrar bankaya yatırılıyor……

Süreci daha da uzatırsak en sonunda 100.000TL’ye yakın elektronik para elde etmiş oluruz.

Son bir küçük not. Kredi kartı kullanımının artması nedeni ile fiziksel para dolaşımının azalması devlete yılda 5.000.000 USD tasarruf sağlıyor.